Şiirlerim

Cumhuriyet, Hürriyet, İnsaniyet

tarihinde yayınlandı

28 Ekim sabahı Yağmur, yağmurdu Ankara Bayrak, bayraktı, dalga, dalga Hayranlıkla bakarken bayrağıma Dünya haritası geldi aklıma Hangi vatan benzer vatanıma?   Yıllar önce şehrin birinde Bir Gazi görmüştüm bastonu elinde Şadırvanda abdest aldı son gücüyle Bekledim namazının bitimini Koştum, öptüm madalyasını, ellerini Gaziden Gazi Mustafa Kemal’i sordum Parladı gözleri, gürleşti sesi, vuruldum Atatürk’e ilk kez bu kadar yakın olmuştum İki kelimesiyle abat etti, yaşayan tarihti Kim yaşayandan daha iyisini bilebilirdi?   29 Ekim sabahı Soğuktu, keskindi, ama pırıl pırıldı hava Bahçede kızıl saçları parlıyordu Ekim’in Her 29 Ekim’deki coşkusu aklıma geldi Şehit oğlu rahmetli yetim dedemin Güneş gülümsüyordu bu soğukta Heyecanla astık bayrağımızı oğlumla Yaşa, varol dedik, şükrettik Cumhuriyete Hürriyet kadar ne yakışabilirdi insaniyete?   Bekir Mutlu Gökçesu 2003 Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.  

Şiirlerim

Pencere

tarihinde yayınlandı

yağmur yağıyor… içimde nisanlar kalmış olmalı… kutu gibi bir evimiz vardı iki odalı her zaman mum gibi, sıcacık, sobalı küçücük penceresinden bakardım ağaçların telaş içinde savrulan dallarına saçak altlarında güvercinler otururdu alt katta Meral abla, çok da güzeldi ama… koşuşturan insanları taşırdı gözlerim hepsi evlerine girer, kimi çayını demler kimi pijamaları çekip radyonun dibine çöker… akşam olup kararınca hava dalardım uzaklara aklımda türlü hayaller, camın birinde arap kızı bakar dururduk ıslak bomboş sokağa… çocuklukmuş meğer akıp giden aşağıya havası, kokusu mis gibi burnumda tütüyor insanlar kalmış olmalı içimde…   önce düşlerimizi çaldılar sonra gülüşümüzü dudağımızdan yıllar… ne aynalardaki yüzüm ne gözlerimdeki hüzün hepsinden biraz belki ama hiç biri ben değilim aslında…   meyvesi acı ağacın ellerim acı dudağıma değince böyle olur bir şeyler içine sinmeyince bir gün birden anlıyorsun yanılgılarını…yanlışları… fakat yapacak hiçbir şey yok… ben oydum… içim dışım ben, bana doydum… yorgunum yalnız, çok yorgun…   yürüyüp gitmek istiyorum bazen karmaşasından aklımın yürüyüp gitmek uzaklara dört yanım insan kırıkları bırakıp gitmek de çok uzak bana…   … yine yağmur yağıyor… zaman bir başka zaman hep o çocuk, o pencere gözümün önünde… nisanlar kalmış, insanlar kalmış içimde kim bilir daha neler neler belki de…   Bekir Mutlu Gökçesu 2009 Bu şiirin her […]

Şiirlerim

Suzinak

tarihinde yayınlandı

duvarlarında gizi titrek ışığı gözlerimin perdelerinde harfler gelişigüzel resitali kederli hecelerin… bir dize kalmış, devrik bilmem hangi akşamdan masada içimde bir his yok, biliyorum beklemiyorsun beni yan odada son şarkı olmalı bu suzinak kimim, kimsem, kimsesizliğim? derinden ve karışır rutubet kokusuna… iki gözüm, epeyce hüzün, yüzüm burada işte yanar yüzüm hasret, yine hasret dokunuşuna… ne kış geçmiş, ne bahar gelmiş zaman uğramamış sanki buraya vazoda karanfiller kurumuş guguklu saat de durmuş hayret ellerin sıcacık hala…   duvarlarında gizi titrek ışığı gözlerimin bırakın eşyaları çocuklar hadi gidin fakruzaruretim, devrisaadetim bu ev benim   …taşınmaktan vazgeçtim…   Bekir Mutlu Gökçesu 2008 Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.