Posts made in Aralık, 2016

Kendime Mektuplar(9)

Aganigi 15-16’lı yaşlarımızda mahallede büyüklerimiz olan delikanlı abilerimiz malum sevdiğimiz, saydığımız, çok şeyler öğrendiğimiz, örnek aldığımız nezdimizde itibarlı kimseler. Fakat bazıları baya bir uçuyor, desteksiz sallıyorlardı. Bunlar güya mahalleden veya genelde tanımadığımız kızları parka veya pastaneye götürüyorlar, keşküller yenilip,...

Devamı...

Bugün

Oturup nefes alıp verir gibi nefessiz yazmak istiyordum. Karalamadan, üstünü çizmeden, eklemeden, çıkarmadan direk yazmak istiyordum. Her yazdığım içime sinsin, her yazdığım olsun istiyordum. Gece yatağıma yattığımda cici bici rengârenk boncuklar gibi ışıltılı sözcüklerin resitali başladı. Onları aklıma işledim sıkıca fakat sabah kalktığımda hepsi uçup...

Devamı...

Kendime Mektuplar(8)

Maçlar Bilirsin, 60’lı yılların sonlarına kadar, televizyon hayatımıza girene dek radyolarımız vardı. Pazartesi geceleri ailecek mikrofonda tiyatro, sabahları annemle arkası yarınları dinledik. Babamın tıraş olurken “sen bir şahinsin ben garip serçe attın kalbime demirden pençe” diyerek şen şakrak radyodaki şarkıya eşlik ettiğini, anneannemin müptelası olduğu...

Devamı...

Seslenişler

Yüreğin kadardır sevincin ve kederin, yazın kadar yaşamak kaderin…   Okumak çok güzel. Okuyup, hem de yazmak daha da güzel. Nejat haklı…   Bir kadını olmalı bir adamın, mutlu edeceği…   Dünü bırak, yarın ırak, günlerden bugün, varsın, bir çayını içerim…   Pişmanlık olmaz, bildiğin gibi devam et…   Yeter lan bu kadar kış, hadi kış...

Devamı...