Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar (Devamı 09/04/2020-Passages de la quarantaine)

tarihinde yayınlandı

09/04/2020      -Passages de la quarantaine- … Genelde olumsuzlukları, öfkeyi kolaycacık, bak şimdi olsa yerdik valla karnıyarık, pilavla cacık. Neyse devam edeyim, öfkeyi kolaycacık bertaraf eden bana bahşedildiğini düşündüğüm, hüsnükuruntu da olabilir,  şahsıma münhasır uysallık, yatıştırıcılık gibi tamamı renkli, orijinal, alt yazılı ve anamın iyi niyet orlonlarıyla örülmüş oklava kılıfı olgularım eter gibi uçup gitti, her […]

Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar (Devamı 07/04/2020-Passages de la quarantaine)

tarihinde yayınlandı

07/04/2020      -Passages de la quarantaine- … Geç mi yattım erkenden miydi yıllarca öncesiymiş gibi hatırlayamıyorum. Sabahın yedisinde gözlerim tekrar uyumaya niyetsiz açıldığına göre galiba erken uyumuş olabilirim. Aklımdan bir sürü düşünceler geçerken bir ihtimal uyurum çabalamalarım sürdü. En nihayeti debelenmelerime son vererek dikildim. Gidip elimi yüzümü yıkadım. Yazmayla okuma arasında kısa bir kararsızlıktan sonra okumaya […]

Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar(Devamı 11/03/2020)

tarihinde yayınlandı

11/03/2020      Yorgundu aklım, gönlüm. Bir öfke, tahammülsüzlük vardı bu sabah üzerimde. Sonra bir şey oldu birden. Birbirlerine görünmez bir iple bağlıymış gibi fakat dağınık,  yeşil kuşlar hışım gibi gelip kondu karşımdaki dallara. Bunlar son yıllarda türedi buralarda tropikal iklim kuşlarına benziyorlar, daha çok papağanı andırıyorlar sanki. Bekledim uçmalarını. Uçtular, altı yeşil kuş, yine birbirlerine bir […]

Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar(Devamı 05/03/2020)

tarihinde yayınlandı

05/03/2020      Yorgunlar, baygınlar. Kuşların şen çığlıkları okulun bahçesinde tenefüse çıkan öğrencilerin coşkusuna karışıyor. Oysa yağmur havası dışarıda, içeride derin uykular. Yorgunlar, kırgınlar, üzgün epeyce, uykusuz bir gecenin sabahında uyuyor, uyuyorlar. Bense aklımdan geçenlerle baş başayım. “Ne kadar şansızmışım” deyişine takılıyorum sanırım A’nın, doğrusu ona hak da veriyorum bir miktar.   İnsanların kendince kederlerini anlıyorum. Herkes kendinden […]

Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar (Devamı 25/01/2020)

tarihinde yayınlandı

24/01/2020      Ortalama bir kafa gördüğünü anlar, anladığını aktarabilir. Ortalama bir kafa anlatılanı anlayabilir. Mantıkla işler yolunu bulur gider. Mantık sınırları aşılınca yani uçlarda işler zorlaşır. Burada uç sıra dışı kafa oluyor. Anlamak istemiyor veya anlayamıyor belki. Şu halde anlatacağım diye diretmenin yararı var mı? Onunla çekişmek, kavga etmek manasız, sinirlerinizi harap etmekten başka bir şey […]

Şiirlerim

T

tarihinde yayınlandı

istedim evet zengin olmak istedim karun kadar –para değildi derdim yanlış anladınız ama haklısınız- her gün bir sözcük koyardım yastığımın altına bulamazdım sonra ne kadar emin olsam da koyduğuma meğer şiir olup uçarlarmış rüyalarımda… yüzlercesi, binlercesi belki… hem yüzlerce, binlerce olacak hem de belki! -ne ayaksın derler adama, ben büyük bir yalancı da olabilirim- söylemiştim […]

Şiirlerim

Özleyiş

tarihinde yayınlandı

havada yağmur kokusu kar öncesi kızıllığı ezik hayatlar biraz… rüyamda bir adam ezgili, dünden kalma emin, gözleri hayli derin özlemişim, özlemişsin… bir türkü kadar riyasız titretip ökçeleri sokağı geçip gitti demin… Bekir Mutlu Gökcesu 13.02.2020 Longing in the air rain smell pre-snow Lives a little … a man in my dream tired, from yesterday sure, […]

Yazılarım

ÜZGÜNÜZ

tarihinde yayınlandı

Suriye’nin İdlib Kentinde dün akşam (27/02/2020) şehit düşen Mehmetlerimizin acısı yüreğimizi yakıyor. Çok üzgünüz. Milletimizin başı sağ olsun. Dün akşam (24/01/2020) itibariyle merkezi Elazığ Sivrice İlçesi olmak üzere yaşanan ve çevre illeri de kapsayan geniş bir bölgede hissedilen 6,5 şiddetindeki deprem nedeniyle üzüntümü ve geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Tek temennim can kaybının artmaması, göçük […]

Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar(Devamı 20/01/2020)

tarihinde yayınlandı

20/01/2020      Uyku tutmayan bir gecenin sabahı. Karanlık. Soğuk. Birkaç evin ışığı yanıyor bakışım tutunuyor. Sonra karşı parktaki çırılçıplak ağaçlara ve onları az buçuk aydınlatan tek tük lambalara takılıyor gözlerim. Kimse yok ortalıkta. Biraz kar ve derin bir sessizlik. Dikkat kesiliyorum zamanın nefesine o da sanki yok gibi. Ayaklarım üşüyor. Saati 5.56 ettim. Gözüm büfede. Az […]