EMANETÇİ -15-

  Avukat birkaç yıl sonra banka avukatlığından istifa ederek kendi bürosunu açtı. Amacı haklının yanında olmaktı. İmkânı olmayan haklı onun için daima daha makbul oldu, imkânı olmayan ancak haklı biri onun daima tercihi oldu.    İmkânı olan istediği herkesi bulabiliyor ve herkese ulaşabiliyordu nasıl olsa. O hem fakir hem zenginlerin hemen herkesin aradığı...

Devamı...

EMANETÇİ -14-

Güzel bir mezuniyet töreniydi. Annesi, ablası, kız arkadaşı, baba dediği adam hepsi törende bulundular ve hepsi sevinç gözyaşı döktüler. Genç avukatlar, haklıyı savunacaklar, haksıza göz açtırmayacaklardı. Emanetçi gerçekten de kendine yakışır bir emanet olarak diplomasını  almıştı. Güvenilir bir adamdan ne iyi bir avukat olurdu düşünebiliyor musunuz?...

Devamı...

EMANETÇİ -13-

O gün geldiğinde dükkânda hazin bir karşılaşma oldu, çocukluktan tanışıklık vardı haliyle, dünkü küçükler bugün büyümüşler ve bir araya gelmişlerdi. Belki de bu çocuklar da bu genç adamı babalarının yanlarında çalışan ve bir cinayete karışan katil olarak hatırlıyorlardı. Kendilerine o konuyla ilgili ne anlatılmıştı acaba veya belki de evde konu dahi...

Devamı...

EMANETÇİ -12-

Sen benim sokak lambam/gecemi aydınlatan/sen benim güneşim/sabahıma doğan/yaşama sevincim/incitmekten korkarım seni/narin kelebeğim/gelmesen bile/sadece seni/seni sadece ömrümce beklerim… Fırsat buldukça mahalleden kaçıp kırlara çıkıyorlar, bazen sinemaya, tiyatroya gidiyorlar, kimi sahaflarda yorgun düşene dek saatlerce gezip, çay içiyorlardı.  Aralarındaki sevgi...

Devamı...

EMANETÇİ -11-

Bir gün bir şey oldu. Genç emanetçinin zili aralıksız çalıyordu. Uykusundan fırlayan adam ne olduğunu anlayamadan kapının otomatiğine bastı. Kan ter ve telaş içinde kendisine yaklaşanı önce tanıyamadı, adam bir çırpıda kendisini ona hatırlatıp, fazla vaktinin olmadığını, polislerin peşinde olduklarını ve bırakacağı paketi kendisi için saklamasını söyledi....

Devamı...

EMANETÇİ -10-

Gece yatağına yattığında eskisi gibi hemen uyuyamadığını fark etti. Aklına takılan son zamanlarda, ışıltılı ela gözler ve duru bir tebessümdü. Ortak yönleri vardı, ikisi de kitap okumayı, şiir ve edebiyatı seviyordu. İkisi de ağır başlı, ciddiydi. En ortak yönleri ise güler yüzleriydi. Kız okuduğu kitabı iade ettiğinde genç adam daha önce okuduğu halde o...

Devamı...