Kendime Mektuplar(6)

Yazamadım bir müddet. Elim, dilim varmadı. Yaşama sıkıca tutunmaya çalıştığımız hayat ağacımızın kocaman sevgi dolu bir dalı; babam gitti önce, sonra hayal yüküyle Alper, zamansız kırılıp düştü toprağa. Yitip giden üzerine çok sözler söylenir ama yitip gitmek dönüşsüz, sözün bittiği bir yer. Söz bitse de içimde onlardan hala bir telefon gelebilme ümidi...

Devamı...

Kendime Mektuplar(5)

Alperi bilirsin, bizim Alper, deli dolu koca bir adam. Hastalanmış haber verdiler koşup gittim, çok üzüldüm, sarıldık.. kaldığımız yerden aynı sevgiyle… Önemli bir operasyon geçirdi, 3 gece beraber kaldık, sabahladık hastanede, konuştuk durduk, tabi daha çok eskilerden, aşağı mahalleden, yukarı mahalleden, maçlardan, kızlardan, o güzel yazlardan, dostluklardan. Güzel...

Devamı...

Kendime Mektuplar(4)

Artık o yok. Orada durduğunu sanıyorum. O evde arabasında oturduğunu, arayıp sormam, uğramam gerektiğini, beni beklediğini düşünüyorum. Sonra o yok ki artık diyorum. Artık olmadığını ve hiç dönmeyeceğini, bana oğlum diyemeyeceğini hatırlamak içimi öyle tarifsiz yakıyor ki. Nasıl sakınır, takip ederdi beni. Ne zaman sapıversem ışıklardan gecelere telefonum...

Devamı...

Kendime Mektuplar(3)

Ankara, bugün Ankara’ya benziyor, pek bir kara. Kışı işte böyledir, yatıp uyumaktır aslında en iyisi erkenden kararınca hava. Beytepe köyünden Bilkent’e giderken bir pus, bir sis ve kar var ağaçların dallarında, yolun kenarlarında. Eski bir çehre, bir fısıltı, bir bakış belki, gülüşmeler de olabilir hani tozlu bir masadan arta kalan paha da ağır anılar...

Devamı...

Kendime Mektuplar(2)

Bilmem hatırlar mısın? Lisenin bahçesinden geçerken elini arka cebine götürüp çatalı çıkardı aynı zamanda yere eğilip bir taş aldı. Çatala sarılı lastiği usulca döndürerek açtı ve gerdi. Taşı içine koyduğu meşini kendine çekip çatalı ileri iterken bana baktı ve sordu ‘vurayım mı?’. Ömrümce bence cevabı çok net hayır olan bir soruya nasıl dedim...

Devamı...

Kendime Mektuplar(1)

KENDIME MEKTUPLAR1Kendime Mektuplar(1) Biri birine her şey hissedebilir, öfke, kin, sevgi, saygı… Bu duygulara, bunları hissetmeye ihtiyacımız var fakat hissettiklerimizi ekseriya çok fazla önemsiyoruz. Karşımızdakiler bizim duruşumuz, davranışımız, düşünce ve konuşmalarımız hakkında acaba ne hissediyorlar?  Öyle ya bunun da ciddiye alınması...

Devamı...