Deneme

DURU -10-

  • Bu saatte buradasın?
  • Evet, ama sen de?
  • Uyku tutmadı
  • Geldiğime sevinmedin mi?
  • Sevindim
  • Çok nazlı yazıyorsun işin varsa meşgul etmeyim
  • Beni sinir eden biriyle tavla oynuyorum da ondan yazamıyorum
  • Anlaşıldı, ben zamansız geldim sen bak oyununa hadi
  • Kızdın mı?
  • Evet, kızdım
  • Saçmalama

Bir süre sonra

  • Hey ordamısın?
  • Allooo?
  • Yatacağım bak
  • Ya oyun oynuyordum yazamadım bunda bozulacak ne var
  • Evet, elin adamlarıyla oyun oyna, sohbet et, işimiz iş
  • Sen başka kızlarla konuşmuyor musun?
  • Yeşil gözlüyle mesela, İzmirli ile mesela, mesela, mesela
  • Onlar benim arkadaşım, kötü bir niyet yok
  • Hahhahha gülesim yoktu, senin yok benim mi var kötü niyetim
  • Sen tanımadığın adamlarla oynuyorsun
  • Yooo tanıdıklarımla da oynuyorum bazen, bu saatlerde de kim denk gelirse
  • Asılmıyorlar mı neticede sana
  • 🙂
  • Evet, yani dimi bu gülmenin manası
  • Herkes asılıyor bütün erkekler hemen hemen
  • E rahatsız olmam çok mu anormal oluyor şu halde
  • Canım benim, önemli olan benim kime asıldığım
  • Beni kandırmaya başlıyorsun değil mi?
  • Niye kandırıyım yahu 🙂
  • Eee kime asılıyormuşsun bakalım
  • Sana tabi ki başka kime olabilir ki?
  • Bak emin misin son kararın mı?
  • Son kararım çok eminim
  • Eh iyi bari
  • Bak ya bu mu yani
  • Kıskanıyom ya elimde değil başkalarıyla konuşman, oyun oynaman deli edecek beni
  • Canımcımmmmm
  • Valla ya durumum epey vahim
  • Sen benim bitanemsin bunu hiç unutma
  • Ee çok rahat yazıyorsun ne iş?
  • Uyudu eşim çoktan
  • Kızmıyor mu bu saatte internette olmana
  • Uyanırsa kızar, ama uyandığı vaki değil, vurdu mu kafayı sabah
  • İyiymiş 🙂 
  • seninki de buralarda dolandırmazdı seni
  • Arada vızıklanıyor 🙂 gel buraya diye
  • 🙂 🙂 bak ne şanslısın seni takip eden bir karın var
  • Var da
  • Da ne?
  • Çok iyi gitmiyor ya
  • Ciddi misin, sen iyi bir eşsin ama
  • Sana göre
  • Ama o da çok üstüne düşüyor her dakika arıyor seven kadın yapar
  • Bilmiyorum ama çok iyi gitmiyor ben çok sıkılıyorum
  • Ah canım kıyamam bak içim parçalandı şimdi
  • Dalga geçmesene ya
  • Ya şaka bir yana da iyi bir eşin var, görünüşe bakılırsa seni de çok seviyor, sen de harika bir adamsın iyi gitmeyen ne, saçmalamayın ya, şımarık mısınız ne
  • Yok, yani bilmiyorum ama benden çok memnun değil, kendisiyle ilgilenmediğimi düşünüyor mesela
  • Aa hayır kesinlikle buna katılamam sen eşiyle sadece eşiyle değil herkese karşı çok iyi, saygılı, kibar birisin, çocuklarınla ilgilisin hayır kabul etmiyorum, evde benim gördüğümden, duyduğumdan farklı davranmıyorsan eğer sen süper birisin. İsterse benimkiyle değişirim 🙂 🙂 eşine söyle
  • Alemsin 🙂 güldürdün
  • Senin kocan da iyi biri ama
  • Tabi canım ne demezsin 🙂 şimdi de sen güldürdün
  • Niye ki ne korkunç adamlar var
  • Ha orası öyle ayrı tabi
  • E o zaman şükredeceksin işte yine de
  • Yani
  • Yani ne?
  • Yani bizimki tam umutsuz vaka aslında da, sürüklüyoruz işte
  • Aaa böyle konuşma ama ben bir sürü eşler görüyorum senin ki gayet medeni, sana, arkadaşlarına, giydiğine, ettiğine karışmıyor bunlarda önemli
  • Neyse ya boşver, saatin kaç olduğunu biliyormusun acaba?
  • Biliyorum
  • Yatalımmı?
  • Harika bir teklif 🙂
  • Vay adi bak hemen kurtulmaya bakıyormuş benden
  • Yok ben yanlış anladım galiba
  • Ne?
  • Beraber yatıyoruz sandım
  • Bak ya muzura 🙂 aslında fena fikir de değilmiş hani
  • Bence de hiç değil
  • Bak uykum açılacak 🙂
  • Benim ki açıldı bile
  • Offf
  • Of ne
  • Yani 🙂 🙂
  • Fenayım be
  • Ben de
  • Hadi canım hadi bu gidişle hiç kapatamayacağız
  • Yaa
  • Ya ne ya hadi bye iyi uykular sabah oldu bye ss
  • Vayyyy ss mi?
  • Yessss
  • Pessss
  • 🙂 🙂
  • 🙂 :)
  • Canım iyi geceler
  • Canımsın ss bye
  • Ss bye

 

..

Oniki liralık muhteşem(!) şarabını yudumlarken günlerdir ruhunu karartan, yazmasına da engel olan bu dibe vuruk halini düşünüyordu. Neden son derece iyi ve moralliyken birdenbire kapkara bulutların içine düşmüştü. Hani üzülmeyecekti, hiçbir şeyin canını sıkmasına izin vermeyecekti. Bu bir dönemdi uzayıp giden, belki hepsi geçecek, bütün sıkıntılar bitecekti. Geçenlerde yaşına takmıştı şimdi ise içinden çıkamadığı maddi problemler terletiyordu onu. Öyle böyle değil durduğu yerde kan ter içinde kalıyordu. Neden hiç planlayamamıştı hayatını, harcamalarını. Bunu bir türlü anlayamamıştı. Şimdilerde anlar gibi oluyordu basitçe fakat artık anlasa da ne faydası olacaktı ki, iş işten geçmiş neredeyse ömür bitmemiş miydi? Düşünmeyeceğim dedi, evet düşünmeyeceğim, ne olursa olsun, geçen günlerdeki yani bundan on onbeş gün öncesi gibi, dünyayı tozpembe görmeye devam etmeliydi. Ne saçmalıyorum dedi, en iyisi yazmaya da çabalamamalıydı. Aptalca şeyler yazıyordu, neyin peşindesin dedi kendine, çok mühim bir şair olduğunu falan düşünüyorsun herhalde. Ya da ne bileyim muazzam yazılar, öyküler yazan bir yazar. Kahretsin dedi, bir şey olmaya çalışmanın canı cehenneme. Emin ol dedi kendine emin ol bir .ok olsaydın zaten şimdiye kadar olurdun. Sen enayinin hem de beş para etmez bir enayinin tekisin, canın cehenneme dedi. Hayallerini satan adam, sen yakında hayallerini satmak zorunda kalacak bir aptalsın dedi. Hırsını alamıyordu, öfke doluydu kendisine ve battıkça batıyordu. Bugüne kadar o kadar çok şey yapmak isteyip de hiçbir şey yapamamak. Acaba bundan sonra hiçbir şey yapmamayı mı denemeliydi, belki de en doğrusu bu olurdu oturup bir köşede orada öylece kalmak veya uzanıp gün boyu yatmak, yapabilir miydi bunu acaba. Aslında daha düne kadar kendini rüzgâra bırakmış bir yelkenli gibi mavi hayallerde süzülürken böyle birden dibe vurmak neyin nesiydi? Biliyordu aslında, köşe bucak sakladığı sırları görünmüştü ucundan, o sırlarını o en güzel hayalini süsleyen sırlarını açmıştı dost bildiği insanlara ve sonuç hüsrandı. Yüzüne haykırdılar aptallığını, hesapsızlığını, saçmaladığını ve bir balon gibi sönüverdi neşesi, gizi, düşleri. Hep böyle olmamış mıydı? İnsanlar daima ona hükmetmek, onu gütmek istememişler miydi? Çok ince bir noktadaydı, rest çekme noktasında, bir bedel ödemeliydi, o bedel ödenecek ve rest çekilecekti evet. Ya da teslimiyet, olageldiği gibi, ondan beklenildiği gibi, teslim oluyorum diyecekti, aman diyecekti, ben ettim sen etme diyecekti. Ama bu kez, işte bu kez demeyecekti, dememeliydi. Eğer derse onun adı artık hayallerini satan adam olacaktı.

Birkaç gün sonra biraz daha toparlanmış olmakla beraber bir yanı hala kâbusta gibiydi. Yaz bütün sıcağıyla bastırmış nefes aldırmıyordu. Birkaç seyahat yapması gerekiyordu. Belki de bu seyahatler iyi gelecek diye düşündü, biraz olsun çemberinden uzaklaşacak, havası değişecekti. Evet, hayallerim satılık değil dedi kararlı bir şekilde, hayallerimi satmayacağım. Tekrar az da olsa yazmaya başlamasıyla birlikte moralini de toparlamaya başladı, çayını keyifle höpürdetti. Hatta biraz parfümünden sürünmek istedi, onun birazı epeyceydi, süründü. Ablalar ne yapıyordu acaba? Baya zaman oldu herhalde onbeş gün kadar diye aklından hesapladı. Bu süre zarfında ofise birkaç kez o da arabayla gelmiş olduğundan halkın içine karışamamış, metroya, otobüse binememiş ablaları da görememişti. Ağzında ezdiği karanfili önündeki masaya tükürüp hızla tahtaya yaklaştı ve son derece kararlı bir şekilde büyük harflerle yazdı: “HAYALLERİM SATILIK DEĞİL”.

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2017    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir