Deneme

DURU -14-

Bir daha görüşmemeye kararlı bir şekilde vedalaşmalarının üstünden onlara göre çok fakat gerçekte az bir zaman geçmişti. Ve internetten birbirlerine laf atmamaya, telefon numaralarını çevirmemeye, mesaj yazmamaya gayret ediyorlar fakat birbirlerini takip etmekten de kendilerini alamıyorlardı. Aslında Ayça biten sorunlu bir evliliğin ardından yaşadığı sarsıntıyla kendisini epeyce yorgun hissediyor yeni bir sıkıntıya sokacak hiçbir ilişkiye girmeyi düşünmüyor ve bir müddet kafasını dinlemek istiyordu.  Cengiz ile kafaca uyumları, arkadaşlıkları gerçekte çok güzel olsa da bundan sonra onunla yaşayacağı her neviden ilişki de sıkıntı demekti kaldı ki arkadaşlıklarının, bundan sonrasının tehlikeli bir oyuna dönüşme ihtimali çok yüksekti. O yüzden son iki gündür ona birkaç kez yazdığı mesajları göndermeden silmesi isabet olmuştu.  Aynı şekilde Cengiz de kaç kere onun telefon numarasını çevirirken aramaktan vazgeçmiş, bitanem diye başlayan mesajlarının sonunu getirmeden silmişti. Ve fakat birbirlerinin hayatlarının öylesine önemli kocaman bir parçası olmuşlardı ki hakikaten çok zorlanıyorlardı. Her an ikisinin de aklı birbirindeydi ve üç dört yıl içerisinde nasıl böyle bir vazgeçemeyiş noktasına gelmişlerdi, inanılır gibi değildi.

Bir gece Cengiz telefonuna gelen mesajla yerinden fırladı:

  • Naber
  • İyi senden
  • Kötü
  • Neden
  • Olmuyor, özledim
  • Bendeee, çoook
  • Çok alışmışım
  • Sensiz her şey çok anlamsız
  • Canımsın
  • Sen de benim çok canımsın

Uzayıp gitti mesajlaşmaları, dünyanın en güzel sözcüklerini birbirleri için sarf ediyorlar, engel olamadıkları içlerinden birbirlerine akan sevgi selinin önüne bırakıp kendilerini özgürce ve doyasıya bambaşka âlemlere süzülüyorlardı. Kelimeler bu kadar mı etkili olabilirdi, kafalar bu kadar mı birbirine uyardı. İki insan adeta dillerinden dökülen sihirli sözcüklerle dokunuyorlar, seviyorlardı birbirlerini, yüreklerini, beyinlerini ve hatta dahası uçarcasına çılgınca sevişiyorlardı.  Hem de kendilerinden geçerek ve gerçek ötesi bir hazla. Uzun yıllara yayılacak efsanevi bir aşk zaman ilerledikçe büyüdü, büyüdü… Sayısız günler ve gecelerce neredeyse her an her saniye nefes alıp verir gibi mesajlaşarak yanyanadan öte içiçe yaşadılar.

Cengiz’in şirketi sürekli işler alıyor kendisi de önemli pozisyonu nedeniyle bu işlerden prim alıyordu, ekonomik durumu gayet iyiydi. Fırsat buldukları her sabah, akşam, gece, her an birlikte olmaya başlayan iki sevgiliydiler artık. Sosyetik mekânlarda, kimi salaş barlarda eğleniyorlar, günlük dostluklar edinip, bazen Ayça’nın kadim dostlarıyla tatlı bir hayat yaşıyorlardı. Her an göz göze, her fırsatta dudak dudağa aşklarını yaşıyorlar, kimseye fark ettirmeden büyük bir mutluluk denizinde yüzüyorlardı.  Cengiz şehrin iyi bir semtinde elit bir siteden stüdyo daire almış kendi zevkleriyle daha doğrusu Ayça’nın zevkiyle döşenmişti. Sıcacık, şirin bir aşk yuvasına dönüştürmüşlerdi o evi. Orada bulundukları sürede genellikle yataktan çıkmıyorlardı. Ayça tutkulu ve cinselliği çok seven bir kadındı, Cengiz’de farklı değildi, yaşadıkları her an rüya gibiydi ve hiç uyanmak istemiyorlardı. Bir sürü hayaller kuruyorlar, bir kızları olsun istiyorlardı, hatta oyuncak bir bebekleri vardı adını bile koymuşlardı, onu çocukları farz ediyorlardı. Herhalde akıllarını kaçırmışlardı. Bir gün coşkulu bir sevişmenin ardından Cengiz Ayça’nın parmağına pırlanta bir yüzük takıp benimle evlenir misin dedi. Ayça şok oldu, sıra dışı şeyler yaşanıyordu, sevdiği adam evli olan yani evlenme teklif ediyordu. Böyle bir şey olabilir mi dedi Ayça sevdiği adama. Neden olmasın dedi Cengiz seni seviyorum ve sonsuza kadar senin olmak istiyorum, sonsuza kadar da benim olmanı diliyorum. Bütün anlamsızlıkların bile bir anlamı olabiliyor sevince ya hani, olurum dedi Ayça, zaten ben seninim ama sen benim değilsin o başka. Cengiz ona aklım, fikrim, yüreğim her şeyim senin daha ne kadar senin olabilirim, kastettiğin eşimse umurumda bile değil, senden başkasını gözüm görmüyor ki dedi. Yıldızların şahitliğinde göklere bakarak el ele evlendiler o gece kendilerince. İlk tanıştıklarından geçen yaklaşık beş yılın üzerine bir beş yıl kadar da bu şekilde bulutlarda yaşadılar, gizli evlerinin, birbirlerinin tadını çıkardılar doyasıya. 

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2017    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir