Deneme

DURU -20-

Cengiz karmakarışık duygular içinde bir o yana bir bu yana sürüklenen bir yaprak gibiydi. Sanki içi boşalmış, hiçbir ağırlığı kalmamış kupkuru hissediyordu kendini. Sıklıkla alkole başvuruyor, fakat o da çare olmuyor, sarhoşluğu kaldıramıyor ve daha kötü hissediyordu. Tam da her şey yoluna girmişken, bir parça nefes alabilmeye başlamışken hiç hesapta olmayan bir durumla karşılaşmış ve resmen feci savrulup, dağılmıştı. Oturup adamakıllı her şeyi tekrar baştan düşünmek istiyor fakat başaramıyordu. Ayça’ya yaptığı haksızlık, hiçbir suçu olmayan masum bir çocuk, bambaşka bir hayatı, dertleri yaşarken bütün bunlardan bihaber olması… Çıldıracak gibi oluyor, yerinde duramıyor, sürekli dolanmaktan bitap düşüyordu.  Bir yandan Ayça’ya haksızlık ettiğini düşünürken bir yandan da onun da inanılmaz bir kalleşlik yaptığını, böyle bir şeye asla hakkı olmadığını düşünüyor ve gitgide Ayça’ya karşı içinde büyük bir öfke büyüyordu. Bir müddet sonra tek başına onun kim bilir ne büyük bir buhran geçirdiğini, nasıl acı çektiğini ve belki de Cengiz’in yaşamını altüst etmemek için her şeyi göze alarak bu sırrı tek başına yüklendiğine karar verip bu sefer de tekrar Ayça’ya üzülüyor, acıyor, ona hak verir hale geliyordu. Tam bir karmaşa içerisindeydi. Özgül ile aralarında geçen konuşmaları hatırladıkça yok hemen evlenmiş de hemen çocuk olmuş da falan da filan. Ya numara yapıyor ya da saf mıdır nedir diyerek ona da saydırıp duruyordu.

Bir zaman sonra kendi kendine bu konuyu unutsam diye düşündü. Nitekim hala Ayça .oku yemeyip kurcalamasaydı o sayfaları bütün bunları zaten bilmiyor olacaktı. Olan olmuş, iş işten geçmişti, öyle böyle bir düzen kurulmuştu, kalkıp üstüne gitmesi bir sürü sorunları da beraberinde getirecek, kaç kişiyi birden yerinden hoplatacaktı.  Fakat hiç böyle bir şey olabilir miydi, hayatta her şeyi elinin tersiyle ittiği gibi kızını da mı itecekti? Hayır hayır dedi nasıl olur bu mümkün değil. Duru’nun o bebek masum yüzü geldi gözlerinin önüne, kısacık bir videodaki ne dediği anlaşılmayan bıcırtısı, zaten hiç gitmiyordu ki o kare, o ses, gözünü kapasa, kulaklarını tıkasa aklında, aklından çıkacağı da yok. Bocalamalar, sürekli düşünmeler günler, gecelerce sürdü. En makul çözümü bulmak, en doğru olanı yapmak istiyordu. Kimsenin kesinlikle bir zarar görmesini elbette istemiyordu ama ne olacaksa da olacaktı, başka çare yoktu. Yıllarca kafasında bitiremediği Ayça’yı Duru bitirmişti. Hayat ne kadar da tuhaf dedi, hiç aklına gelir miydi böyle bir şey Cengiz Bey?

Epeyce bir zaman sonra Cengiz olanları kabullenmiş ve kendini nispeten toparlamıştı. Ona göre yapması gereken öncelikle Ayça’ya ulaşmasıydı ondan sonra ne yapacağını biliyordu, kafasında planlamıştı. Daha önce de denediği halde ulaşamadığı Ayça’nın en samimi arkadaşı olan Burcu’nun peşine düştü. Cengiz’in Burcu’yla arası hep iyi olmuştu. Biraz uğraşlardan sonra internetten ona ulaştı bir iki görüşmelerinden sonra telefonlaştılar. Burcu’nun Ayça hakkında bilgisi vardı, kızını, eşini, yaşadığı yeri falan biliyordu fakat daha fazlasını biliyor muydu ondan emin değildi Cengiz. Yanlış anlamamasını, farklı bir niyetinin olmadığını, sadece Ayça’nın bilebileceği ayrıntıda çok önemli bir bilgiye ihtiyacı olduğunu bu nedenle de onunla mutlaka görüşmesi gerektiğini söyleyerek esas meseleye gelen Cengiz Burcu’dan Ayça’nın telefonunu istedi. Fakat hayır veremem cevabı ile karşılaştı epeyce rica etse de numarasını alamadı Ayça’nın. Daha fazla da üstüne gitmek istemedi zira kafasından muhtemelen Burcu’nun Ayça ile görüşeceğini o görüşmeye göre hareket edeceğini tahmin etti ki böyle davranması da gayet doğaldı aslında. Bakalım Ayça Hanım Burcu’ya ne talimat verecekti. Bir müddet sonra Cengiz Burcu’yu tekrar aradı hoşbeşten sonra tekrar Ayça’nın telini istedi. Burcu doğru olmaz falan diyerek ama bu kez geçen seferden daha ılımlı bir halde, benden aldığını söyleme lütfen deyip Ayça’nın telefon numarasını verdi sonunda Cengiz’e. Evet dedi Cengiz içinden benden kaçamayacağını anladın tabi. Teşekkürler ve tekrar görüşmek üzere telefonlar kapandı.

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2017    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir