Deneme

DURU -21-

Yanlış bir şey yapmamak için birkaç gün tekrar etraflıca düşünen Cengiz her şeyden, ne yaptığından emin olduktan sonra Ayça’nın cep telefonuna mesajını yazdı.

  • Naber?
  • İyi senden?
  • İdare eder diyelim
  • İdare edersin sen daima
  • Kızım nasıl?
  • İyi
  • Neden yaptın bunu bana?
  • Bitirdin birden ve bana söyleyecek bir şey bırakmadın
  • Ben mi bitirdim?
  • Bana öyle geldi
  • Sen deli misin?
  • Bilmem belki de
  • Hakkın var mı böyle bir şeye?
  • Yok
  • Nasıl bir vicdansızlıktır bu?
  • Haklısın
  • Sen çıldırmışsın o kesin de ben ne yapacağım şimdi?
  • Küfret
  • Etmeyeceğim
  • Hakaret et, o. de bana
  • Anladım özlemişin ama o. da demeyeceğim
  • Ooo baya gelişme var sen de
  • Kızım baba mı diyor kocana?
  • Evet
  • Kocan biliyor mu gerçeği?
  • Biliyor, tek o biliyor
  • İyi bari, sen başka bir saçmalık yapma olur mu, ben geleceğim
  • Sen bilirsin
  • Ben bileceğim evet, senin bi .ok bildiğin yok çünkü, adresini yaz
  • Adres için sağ ol, Özgül’ü de herkesi de güzel kandırmışsın bu arada aferin
  • Kolay olmadı zamanlamalar konusunda baya zorlandım ama kâh bir müddet ortadan kaybolarak sonra tekrar ortaya çıkarak hallettim bi şekilde
  • Senin halletmeyeceğin iş mi var zaten bravo alkışlar sana
  • Tezahürata gerek yok
  • İntikamını aldın herhalde benden
  • Yok be kinim yok ki sana
  • Emin misin?
  • Çok da emin değilim
  • Manyak karı bay
  • Bay
  • Hey sen, ciddi misin ya buraya gelmekte?
  • Kime diyorum? Cengiz?
  • Cengizzzzzzzzzzzzz

 

Ertesi gün Cengiz’in ilk işi pasaport, vize işlemlerine girişmek ve uçak araştırmak oldu. Birkaç gün içinde gerekli işlemleri tamamlamış ve on gün sonrasına Paris biletini almıştı. Bütün her şey, işi, gücü, diğer sorunlar ne varsa hepsi anlamını yitirmiş tek arzusu kızını görebilmek, elini tutabilmek olmuştu. Ne Ayça ne de onun kocası umurunda bile değildi, kim neyi nasıl istiyorsa açıklasın umurunda değildi, şu an kızını görmekten başka en doğal bir hakkı ve isteği yoktu, sonra neler olacağını o da bilmiyor, düşünemiyordu bile. Sonrayı sonra düşünürüm, .ktir et diye söylendi kendi kendine.

İşlerini toparlamak üzere Paris seyahatinden önce son kez büroya giderken metrodaki ablalar grubuna coşkulu bir günaydın demek geldi içinden, içi içine sığmıyordu zira. Birkaçı şaşırdı anlam veremedi. İçlerinden biri içi beyaz kınalı, esmer,  narindi elleri, günaydın amcacım dedi. Bir diğeri zoraki günaydın dedi. Bizimki grubun içinden tereddütlü bakışları görünce yanlış anlaşılmamak adına açıklama ihtiyacı duydu. Kızıma gideceğim de çok özledim, sevincimden hani. Bu açıklama canını alıverdi grubun. Sırayla başladılar, Allah ayırmasın amca, Allah bağışlasın, Allah yokluğunu göstermesin, mutlu günlerini gör dayıcım, yazık ya nası da sevinmiş amcam, …, bir de esas hikâyeyi bilseler.  İçinden güldü.

 

-Bitti-

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2017    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir