Deneme

DURU (Yeni Öykü) -8-

Epeyce bir zaman (9-10 ay olabilir) sonra.

  • Sen beni görmek istemiyor musun?
  • İstiyorum
  • Eee o zaman, neden nazlanıyorsun?
  • Nazlanmıyorum da, bilmiyorum yani
  • İyi sen bilirsin, canın nasıl istiyorsa öyle olsun 🙁
  • Kızdın
  • Yok ya ne kızacam
  • Canımmm
  • Tatlımmm
  • Bitanemmm
  • Küstü
  • Yok ya ne küsecem işim var bırak
  • Aşkımmm
  • Sen kaçta çıkacaktın?
  • Öğlenden sonra işte
  • Tamam saat iki iyi mi senin oradaki avm’nin önündeki durakta?
  • Yok gerek yok, istemiyorsun çünkü
  • Ayçaaa
  • 🙂 iyi, nasıl tanıyacağız birbirimizi?
  • Kime sorsan beni gösterir 🙂
  • Arabayla mı geleceksin
  • Evet, laci, plakayı biliyorsun
  • Ok
  • Ok

Aynı gün saat iki.

  • Selam
  • Selam
  • Tam gününü bulduk gök delindi
  • Evet cidden
  • Off çok heyecanlı bir durum
  • Ben konuşamıyorum
  • Ben de
  • Şeye gidelim diyorum
  • Bence hiç fark etmez

Bir müddet sonra.

  • Severim burayı sakin bir yer
  • Evet güzel geliriz arada biz de
  • Neydi o deli hava gümbürtüler, şimşekler
  • Şimdi nasıl da güzel güneş açtı
  • Bakın kimler geçiyor
  • Aa resmi geçit gibi kaç tane hem de
  • Kaplumbağa kısmettir çok hayırlı bir buluşma bizimki galiba
  • Umarım öyledir
  • Maşallah çok tatlı oğlunuz
  • Sizinkiler de öyle Allah bağışlasın
  • Sade biz değil ailelerimizden de herkesle tanıştık fotoğraflarla
  • Öyle oldu
  • Biraz daha rahatladık değil mi?
  • Sayılır, kalbimin çarpıntısı azaldı gibi
  • Benim de elimin ayağıma dolaşması geçti gibi
  • Ne kadar nazlandınız ya sanki ben erkek siz bayan
  • Yo ondan değil de, güzel bir arkadaşlık oldu, sohbet ettik, paylaştık, o hava bozulursa tanışınca diye endişelendim sadece sanırım
  • Biliyorum
  • Ben biraz hayalperestim, hayal âleminde yaşıyorum biliyorsunuz, gerçeklerden ürküyorum biraz
  • Bilmem mi ama bakın o kadar da ürkünç değilim dimi? O hayallerinize beni de çektiniz, ben çok realistimdir aslında hayalle mayalle hiç işim olmaz ama nasıl oldu ben de anlayamadım
  • Yo, ürkünç ne kelime hiç değilsiniz, çok hoşsunuz aksine
  • Güzel o halde, sevindim böyle düşünmenize
  • Ama hala yüzlerimize tam da bakamıyoruz
  • Evet
  • Evet
  • Siz beni nasıl buldunuz, hayal kırıklığına uğratmadım umarım
  • Yo değil de böyle düşünmemiştim hiç sizi
  • Nasıl düşünmüştünüz?
  • Yani bilemiyorum çok emin değilim ama böyle düşünmemiştim
  • Peki

Yeni demlediği çaydan bir bardak aldı, sabah duraktan aldığı kalan simidinden yedi biraz, yanında zeytin, peynir atıştırdı, vazgeçemediği bir menüydü bu. Hava kararsızlığını sürdürmekteydi. Yağmuru da seviyordu aslında, onu gizemli yerlere götüren hüzün sağanaklarını, rüzgârın sesini sonra, havaya okuyup üfüren, bazen köpüren, kimi öfkeli kimi fısıltılı o tılsımlı sesi seviyordu yalan yok. Onun gök gürültüsünden ne kadar çok korktuğu aklına geldi, yalnızsa evde yatağın içine saklandığı, beraberlerken ona sımsıkı sarıldığı. Tebessüm etti.  Eskiden olduğu gibi, gök gürleyince o korkarken gülerdi, gülme ya derdi çok ciddi, vahim bir durum varmış gibi. Gülme ya. Tamam, gülmüyorum sözcükleri gayriihtiyari dökülürken dudaklarından gerçekten gülmeye başladı kendi komik haline. İşte böyle güleceksin dedi kendi kendine, elinde olmadan güleceksin işte böyle, epeyce keyiflendi. İnsanın elinde olmadan herhangi bir şeye maruz kalması iyi bir şey değil ama daha delirmediyse eğer gülmesi iyi. Hayda bu seferde avuçlarında bir başka kokuyla durakladı, yok canım bu kadarı saçma dedi, dedi ama bu da farklı bir hikâyeye aitti. Evet, resmen kokularla bozmuştu galiba kafayı ama bu durduk yerde uydurulacak bir şey değildi ki hem de hiç aklına gelmeyen biri. Ve öyle bir hisse kapıldı ki o güzeller güzeli esmer şu an kesinlikle onu düşünüyordu çünkü bu telepatik bir durumdu ve şiddetle bunu hissediyordu evet. Benim güzel kokulu kadınlarım sanırım söz birliği edip beni delirtmek istiyorsunuz. Avuçlarını burnuna yaklaştırıp derin derin içine çekmeye çalışsa da o ferah çam kokusunu, o bir anlık hissi tekrar yakalayamadı ve ne kadar düşünmeye çalışsa o başak tanesi kadar güzel kızı, o bir saniyelik tadı geri getiremedi. Galiba esmerin aklına düşüşüyle çıkışı da bir anlık olmuştu. Umarım akıl sağlığımda bir problem yoktur dedi önce, sonra da adamakıllı bozuldu, kızdı kendisine, sürekli şüphesinden akıllı mıyım, deli miyim, kafayı mı bozuyorum hallerine. Ve .iktir lan dedi kendine yine. Biraz düşününce burnuna gelen tüm kokuların aslında tamamen kendine ait olduğunu kolayca ayrımsadı. Evet, hepsi onun kokusu ve yaşanmışlıklarıydı. Bir zamanlar sevdiği, bir dönemi paylaştığı, emek verdiği, birlikte mutlu olduğu kadınların gelip onu arada sırada yoklamaları ise kendi kokusunun, kendi duygu dokusunun o kadınlara ait herhangi bir hatırayla etkileşiminden ibaretti. O, hayatı, aşkları yüzeysel değil, derin bir tutkuyla, her türlü detayları yürekten hissederek yaşamış ve yaşamaktaydı. Yerinden kalktı, parfümünü alıp süründü, iyice sıktı boynuna, kulaklarının arkasına, burnuna, tamamen kendisi olmuştu artık. Ama bu da çok sürmedi, tabi ya dedi, ellerine bulaşan simidin susamıyla parfümü karışınca çamdı, tabi ya, kulakları çınlıyordu ve kesinkes esmer tekrar onu düşünmeye başlamış olmalıydı.

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2017    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir