Deneme

DURU (Yeni Öykü) -1-

DURU

Bekir Mutlu Gökcesu

2017

Sunuş

1990’lı yıllardan itibaren ‘Bilgi Çağı’ ile beraber hızlı bilgilenme, iletişim, uygulamalar sayesinde iş hayatında her alanda hiç şüphesiz pozitif anlamda ciddi bir ivme yakalandı.  İlerleyen zamanlarda dünya en son milenyumun başlangıcına hazırlanırken sürekli gelişen teknoloji uzak yakın fark etmeksizin karşılaşması imkânsız insanları bile birbirleriyle tanıştırdı. Çoğu çabucak tükense de artık bir merhaba ile arkadaşlıkların kuruluvermesi mümkün hale gelmiş, tek bir tuşla insanları buluşturan, rahatça istedikleri kadar sohbet edebilmelerine imkân tanıyan fantastik sanal âlem müthiş tutmuştu. Demek ki sosyal anlamda bir ihtiyaçtı. Fakat insanların yaşantısı bir yandan kolayca renklenip, zenginleşirken bir yandan da adeta bir yalnızlaşma sürecine ilerleniyordu. Zira eski daha basit yaşamlar, aile içi sohbet ve birliktelikler, yakın arkadaşlıklar hatta eşler yerine gizemli yeniler tercih edilir olmuş, insanlar yanındakileri unutup çılgınca, tabir edildiği gibi söylenecek olursa, chat yapmaya başlamışlardı. Cep telefonlarıyla mesajlaşma da aşağı yukarı aynı zamanlarda aynı hızla koşuyor, herkes telefonuna odaklanmış bir şekilde her an ve her yerde adeta büyülenmişçesine başka dünyalarda yaşıyorlardı. İşte birazdan okuyacağınız öyküde de birçok kişiye tanıdık gelebilecek, temelde o dönemde bir merhaba ile başlayıp fakat çoklarının aksine çabuk tüketilemeyen bir beraberlik anlatılacak. Bu ilişkiyi yaşayan kişinin bugünü ile takılı kaldığı ömrünün önemli bir kesiti arasında gidip gelişi, bu esnada canlanan hatıralar, değişken ruh halleri ve pişmanlık ağırlıklı hissiyatı konu edilecek. Buna, aslında uğrunda her fedakârlığı yapabileceği sahip olduklarını görünüşte ve davranışta sımsıkı tutamayan bir adamın hikâyesi de denilebilir. Bireysel (ikili) sohbetler o günlere nazaran günümüzde hız kesti, süreç kendisini toplu paylaşımlara yani sosyal paylaşım siteleri olarak adlandırılan ortamlara taşımış gibi görünmekte.

Bütün bu teknolojilere yetişemeyen eski insanların şimdikilerden daha mutsuz olduklarını asla söyleyemiyoruz hatta çok daha mutlu oldukları kanaati hâkim. Bununla beraber günümüz insanın da eski devirleri yaşamaları, teknolojiyi yok saymaları olanaksız. Ayrıca zaten teknolojinin gidişatını bir noktada insanların gereksinimleri belirliyor. Dalga geçmek, eğlenmek de elbette bir ihtiyaç ama o da kararını ayarlayabilen bir donanım istiyor ve ekseriyetin hayat tarzı olabilecek bir şey hiç değil. Keşke insanlar yeniliklerin kobayı olmadan bilinçlenebilseler ama bu yaşanmadan pek de mümkün olamıyor.  Ya da keşke insanın açlığı ve gereksinimleri bilime, bilgiye, okumaya, öğrenmeye olsa, sanata olsa, insana, insanlığa hizmet yolunda olsa. İnsan yetisi zaman içerisinde doğruyu mutlaka anlayıp buluyor fakat keşke iş işten geçmeden kavrayabilse, çünkü ZAMAN çok önemli ekmek ve emek gibi. Bireyler, toplumun geneli, gerçek gereksinimlerini hissedebilen seviyede akılcı bir yaşam noktasında olsa keşke.

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2017

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir