Deneme

EMANETÇİ -14-

Güzel bir mezuniyet töreniydi. Annesi, ablası, kız arkadaşı, baba dediği adam hepsi törende bulundular ve hepsi sevinç gözyaşı döktüler. Genç avukatlar, haklıyı savunacaklar, haksıza göz açtırmayacaklardı. Emanetçi gerçekten de kendine yakışır bir emanet olarak diplomasını  almıştı. Güvenilir bir adamdan ne iyi bir avukat olurdu düşünebiliyor musunuz? Emanetçi avukat, avukat emanetçi diye kelimelerin yerlerini değiştirerek sürekli içi bunu tekrarlıyordu. Evet, o adamlığına harika bir halka eklemişti, evet o gerçek bir emanetçi ve cevval bir yasa adamıydı artık. Önemli bir bankanın hukuk danışmanlığına kabul edildiği günün gecesinde ablasına akşam yemeğine gitti. Ailesiyle hasret giderdi, eniştesinin onun şerefine aldığı rakıdan ikişer kadeh içtiler. Yeğeniyle ilgilendi, konuştular biraz, içi rahatladı akıllı bir çocuk olacaktı bu evet ve aslında dayısında önemli bir emaneti bulunan bu çocuk şanslı sayılabilirdi bu bakımdan. İyi eğitim alması, güzel okullarda okuması için dayısı ona gereken desteği sağlayacak ve bu dayı hayatı boyunca bu çocuk için belki de hayatındaki en önemli insan olacaktı. Önceleri yani genç yaşında dayı ona gerçekleri anlatamayacaktı maalesef zira gençlik çok kritik bir dönemdir. Bir şekilde atlatılması gereken, bir şekilde derken bunun pek bir şekli de yok işte aslında, gençler, aile, çevre, şans derken yırtarlar çoğu zaman pek bir cahillik ve aptallık döneminden, Allahtan çoğu yırtar. Yırtamayanlar da neyse oraya hiç girmeyelim o büyük bir yürek yarasıdır en başta ana baba için, sonra herkes için. En ilgisi olmayan insan bile böyle yırtamayan gençleri görünce çok bozulur, zira hayatta böyle durumların olabileceği ihtimali, kendi çoluk çocuğunu, torun tombalağını düşünen herkese ibret olur, epeyce dert olur neticede. En azından iyi bir eğitim alacak diye tekrarladı içinden genç adam, bu akıllı çocuk en azından iyi bir eğitim alacak bundan sonra ve gerekmedikçe ki neden gereksin ki geçmişiyle ilgili bir gerçeği öğrenmesine de ne şimdi ve de ne de daha sonra hiç gerek yok. Evet, bu gece ablasına yemeğe gelmesi ne de önemli kararlar almasına neden olmuştu aslında, süper diye düşündü, kafası adamakıllı rahatlamıştı. Bu çocuğun avukat bir dayısı vardı, üstelik yeğenini çok seven bir dayı, olamaz mı? Ve onun eğitimi ile yaşantısı ile yakından ilgilenen bir dayı evet hepsi bu kadar basit.

Bankanın hukuk danışmanlığı sayesinde önemli tecrübeler kazanan genç avukatımızın aşk hayatı aynı bayanla hızla evlilik yolunda ilerlerken, emanetçi sahaf antikacı karışımı dükkânı idare etme işi yaşlı emanetçinin hayırsız ancak son atraksiyonlarıyla hayırlı ve şerefli bir insan olma yolunda hızla ilerleyen oğluna kalmıştı. Evet, bir yandan uyuşturucu şebekesini polise ispiyonladığı için başıma bir iş gelir mi acaba diye paranoyak olmuştu ama bir yandan da dürüst bir adam olmanın hafifliği çok başka bir şeydi. Nihayet babasının sevgi dolu gözlerine, bakışlarına mazhar olmanın mutluluğu, evde karısı ve çocuğuyla huzuru, mahalle esnaflarıyla sıradan güncel yaşamı, üç beş kuruş kazanmanın hazzı, her şey, her şey çirkin işler yapmaktan çok daha güzeldi. Hatta kendi buluşu ile ilaveten tahta boyama kursu açması hem mahallede yaşayanlar için hem kendi açısından öylesine güzel bir faaliyet olmuştu ki hemen herkes çılgınca tahta boyuyor, gelen hocayı can kulağı ile dinliyor ve oracıkta açıverecekleri sergiye en güzel eseri yetiştirmeye çalışıyordu.

Böyle herkes için farklı bir yanından anlamlı bir hale gelen dünya, nasıl da güzel bir yerdi…

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2012    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir