Yazılarım

Geçenlerde (Y E N İ)

Geçenlerde

Geçenlerde sevdiğim genç bir arkadaşım ‘abi iyi misin?’ dedi. ‘İyiyim sağ ol sen nasılsın dedim?’ Tekrar ‘abi nasılsın, iyi misin, sağlığın falan, bir sorun yok inşallah?’ dedi. ‘Çok sağ ol teşekkür ederim iyiyim, yuvarlanıp gidiyoruz yok bir sorun’ demeye kalmadı. ‘Abi yuvarlanma sen bize lazımsın lütfen devrilme sağlam dur’ diyince anlamaya başlar gibi oldum. ‘Hayırdır canım kardeşim sen neye üzüldün böyle?’ ‘Şu son şiirini okudum çok da beğendim ama uykum kaçtı, endişelendim senin için,  dert oldu içime.’ Neticede kurcalayıp hangi şiir olduğunu anladım önce, sonra hemen çocukluğumda veya gençlik diyelim, gençliğimde Gölbaşı Sinemasında zamanın filmlerinden birini ful salon izlerken solumda bir kaç koltuk ötemde oturan ablanın ‘Ediz dikkat et geliyor arkanda, arkanda’ diyerek koltuğunda hopladığı gözümün önüne geldi. Ablacığım filme öyle kaptırmıştı ki kendini çoktan film kadrosuna dahil edip Ediz’i uyarıyordu. Bu genç arkadaşım da o abla gibi benim şiire kaptırmış kafayı mı yedi abim acaba diye dertlenmiş besbelli. Fakat şiirin altındaki tarihin, 2004, herhalde farkında değil ki 2018 yılında bana ‘abi iyi misin, aman kendini bırakma’ falan müsbet telkinlerde bulunmaya çalışıyor. Sağ olsun, var olsun canım benim, iyiyim hem de çok iyiyim kardeşim. Şiirin güzelliği de budur zaten, hep genç ve diri kalması, o an içinde bulunduğun duyguyu her an, bugün, yarın dahi hissettirebilmesi. Bu kurgulamakla da olabilecek bir şey değil, kendiliğinden olursa olur.

Mutlu musun Mutlu diyen çok olmuştur bugüne dek. Ben de hep derim ki, sürekli Mutlu diye hitap edilen biri heralde mutlu olur başka alternatif var mı? Latife bir yana bardağın dolu tarafını gören bir tipim, olmadık mutluluklar çıkarırım her an, her şeyden fakat şiir biraz ekşidir, hatta acı bir şeydir çoğu bence. Eski insanlar, onların doğal, nükteli yaşamları, geçmiş, yaşanmışlıklar o kadar başka ve güzeldirki, biraz da detaylarla yaşıyorsanız mutlulukları hafızanızda saklamak, uzun süreli kılmak adına tabiri caizse hüzünle tuzlayıp, kederle salamura ediyorsunuz bana göre, dokunaklı söylemler çıkabiliyor ortalığa, mesele bundan ibaret. Bugün de dünden farklı olmayacak, yine çok değerli olacak yarınlardan bakılınca, neden? Çünkü seviyoruz, kinden, nefretten uzak, hoş görüyle ve içimizde yok etmeye muktedir olamadığımız bir sevgiyle yaşamayı seviyoruz. Bu, bugün olmasa da yarın demektir, yarınsa; bizler olmasak bile, aslında her şeydir.

Bekir Mutlu Gökcesu 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir