Gözlerin Taşra

Işık Erol’un sesinden

parke taşlarında traktör izi

bilmezler hikayemizi

ortasına düştük

biz yazmadık kaderimizi.

neye ağlarsın en çok?

kendine mi?

yorgunsun uyu hadi

tenimi, nefesimi hisset

uyu kollarımda gibi.

değiştik, çok değiştik

biz böyle değildik

affetmiyor zaman hiçbir şeyi

ve insan takılı geçmişinin

irili ufaklı taşlarına yine de

silinmiyor izleri.

 

parke taşlarında mazot kokusu

önünde armut ağacı tahta evin…

ve yazgısı aslında hep aynıdır

uzaktan, yakından kaderlerimizin;

ya gideceksin ya terk edilecek,

kaygısı birbirine benzer yüreklerimizin.

…üst kattan çekildi mi makarası

gelip kim çalsa açılırdı kapısı

bir kul tadını bilmezdi meyvesinin

ama adresi belli, önünde armut ağacı

tahta evin.

ne fark eder, benimsin veya gecelerin

fark etmez tabi de çıldırabilirim.

 

parke taşlarında inceden yağmur, hüzün

deliliğim parke taşlarında ve seraptan izin.

buğulu bir sabah düşüyor mürdüm eriğine

içim sızlıyor, kokun burnumun direğine

kaçmak çözüm değil biliyorum

belki de tam gaz yüreğine geliyorum, bekle.

eski değirmen sağımda

böğürtlenler kara, kuru tozlu

şimdi geçtim toprak yolu

uzadı yolculuk suratımda afra tafra

tahta evin penceresinde gözlerin taşra…

2009

Bekir Mutlu Gökcesu

Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir