Kendime Mektuplar 2 (Devamı 23/08/2018)

23/08/2018      İşte yine bugün, bi gün yani. Yakın arkadaşımı kaybetmenin (06/08/2018) şaşkınlığını halen üzerimden atamadım. Çocukluk, hatta bebeklik arkadaşımdı. Aynı apartmanda dünyaya bir yıl arayla gözlerimizi açmışız. Çocukluk, gençlik birarada geçti. O zamanki komşuluklar şimdikinden farklıydı. Ailelerimiz de birbirlerine karşı derin bir sevgi, saygı duyarlardı. Annem, babam, ağabeylerimin adı geçip konu olduklarında her seferinde içinden taşan bir sevgiye engel olamaz, bambaşka, bulunmaz insanlar diye övgülerini dile getirirdi. Aynı şekilde ben de onun rahmetli anne, baba ve ağabeyine büyük bir sevgi duyardım. Güzel zamanları da bazı acıları da paylaştık hasılı. Çok şeyler değişti zamanla ama eski dostlar, dostluklar, sevgiler pek değişmiyor. İlerleyen hayat sürecinde uzaklaştığımız hatta görüşemediğimiz zamanlar da oldu Ayhanla. Fakat bağımız tamamen hiç kopmadı. Kendisinden daima sevgi, saygı gördüm yalanı yok. Elbette karşılıklı aynı hislerdeydik. Aslında film adamdı arkadaşım. Enteresan bir hayatı, evlilikleri, güzel çocukları oldu. Sürprizleri, maceraları hiç  bitmez ‘yok artık daha neler’ kabilinden anlattıklarıyla durmadan beni şaşırtmayı başarırdı. Son yıllarda daha fazla beraber olduk. Onun iyi bir kalbe sahip olduğunu tekrar gözlemleme şansım oldu. Hataları da çoktu bana göre, ona kızdığım noktalarda söylerdim de dilim döndüğünce kızmazdı bana. Aynı şekilde o da bana anlatmaya çabaladı bazı şeyleri. Özellikle sessizliğime bozulur, masaya vurmamı isterdi, konuş be kardeşim sen çok kibarsın, olmaz derdi. Böyle kendimizi, yaşamı irdelediğimiz zamanlar paylaştık. Şimdi herşeyin altına kalın bir çizgi çektiğimde onun her şeye rağmen dimdik duran biri olduğu canlanıyor gözümde. Tabiri caizse kuyruğu hep dik tuttu. Öyle de gitti. Üzüntüleriyle, boşvermişlikleriyle, hayalleri, hayal kırıklıklarıyla, en çok da galiba sanrılarıyla. Ama dediğim gibi dimdik gitti bu dünyadan. Çok küçük yaşta abisini kaybetmesi belki de hayatında büyük bir travmaydı, daima onu çok özlediğini iyi biliyorum. Bana hep dostum, kardeşim, abimsin der farklı bir yerde tutardı. Sağ olsun şiirlerime de hayrandı ve biz görürmüyüz bilemem ama bir gün seni herkes tanıyacak derdi. Kendisi de bence çok güzel yazardı. Son telefon görüşmemizde, vedalaşıyormuşuz o an bilemedim,  moralsizdi, sıkıldım, içimdeki şiir bitti demişti.     Birkaç gün sonra öldüğünü duyunca şoka girdim, kitlenip kaldım. Telefonu kapatırken 8-9’u gibi geleceğim görüşelim demişti. Olmadı 7’sinde kabristanda karşıladım onu getiren aracı. O an o kadar acı ve tuhaftı ki anlatması hayli güç.  İstediği gibi babasının mezarına defnettik. Güle güle kardeşim, çok üzgünüm, seni çok özleyeceğim Kuzey Ayhan Sert. Bana hep iyi olacak sabır derdin, bu iyi olmadı be kardeş. Umarım sevgili ağabeyin, anan, babanla, o güzel insanlarla, buluşup mutlu olmuşsundur. Nur içinde yat arkadaş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir