Kendime Mektuplar ( Devamı 01/06/2019)

01/06/2019      Yeni bir ay. Yaz gibi bahar. Senenin ortası. Hanımellerinin kokusunu yazıp çizemez insan. Hanımelleri gibi kokuyorlar çünkü. Şunun gibi bunun gibi diyemiyor bir şeye benzetemiyorsa insan zorlaşıyor işler. Tanımlamak yani, hanımeli kokusunu tarif edemiyorum şu an. Nefessiz geldim bugüne zorum neydi bilmiyorum, kaptırmak, hırs belki de. Durdum ama durdum işte, durmak lazım derim ya hep. Dur, düşün, dinlen; ddd yani, zaman tam da o zaman şimdi. İnsana dayak, direk sabır, emek, temiz bir de yürek evet doğru sevdim bunu. Bir gök gürledi anlatamam yağacak. Sıcaktı baya ondan belki. Kuşlar savrulur gibi uçuşup serpişti sağa sola. Susadım. Çıkayım yağmuru karşılamaya ve hanımellerini koklamaya. Çay da istedi canım aslında. Biraz ıslanayım, arınayım biraz da. Ah şu çocuk sevinçlerim. Kaptırınca yazamıyorum. Yazmak da şart değil.  Gideceğim zaten yakında düşeceğim yine yollara, düşünürüm de dinlenirim de bol bol. Kırlarda sesini dinlerim zamanın. Yağmurlar yağar yine mis gibi kokar akşamlar.  Üşüsem bir ateş yakarım, üşümesem bir ateş yakarım. İçim yansa suları çarparım yüzüme. Sonra yorulur uyurum derin derin. İlk ışıklarıyla açıveririm gözlerimi güne. A.gitti bu arada. Hiç istemedi ama git deyince de gidiverdi. Öyle yapıyor kesinkes yapmayacağım dediği şeyleri bile sonunda kabulleniveriyor. Doğrusu insan ondan bu kadar uyum, mantık beklemiyor. Şaşırtıyor. Ya da bizim başarımız mı acaba? Ne bileyim tuhaf olan bizleriz belki de. Karmakarışık olan bizleriz, benim belki de. Neyse dikkat kesilmelerin, sürekli etrafı, kendini dinlemelerin bu denli hala bir önemi var mı? Hem çok var hem hiç yok. Teferruatlar içinden süzülüp, birebir basit ve dümdüz mantık biri olabileceğimi görebilecek miyim acaba?

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2019    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir