Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar ( Devamı 07/01/2018)

07/01/2018      Öyle görünüyor ki bu senede kendi kendime anlatacağım, sorular, cevaplar, fikirler, yazılar. Kendi kendime deyince fark ettim Can’ı unuttuğumu. Uzun zamandır adını anmadım, ona hitap etmedim, hepten unuttum gerçekten de. Serbest yazsam da dönüp dolaşıp ben ve içimdeki ben (Can) diyoloğuna gelip bağlıyordum. Fakat 2. bölümde günlük düzeniyle yazmaya başladığımdan beri Can sırra kadem bastı. Bunu bilinçli olarak yapmadım. İlk kez de az önce fark ediverdim yokluğunu. Şu an bu vefasızlığımdan ötürü kötü de hissettim işin doğrusu. Can içimdeki ben idiyse benim dostum, canımdı, böyle unutmalımıydım? Belki de şöyle bir açıklaması var, ben ve içimdeki ben Can yani öylesine bütünleştik ki sadece ben olduk. Sanırım sorularım cevaplandı, pişmanlıklar noktalandı, özetle her şeyi aramızda konuşup çözdük, bitirdik ve geçtik. Evet şimdi daha iyi hatırlamaya başladım, buna benzer şeyleri konu etmiştim. Bu nedenle de Can’ı bir yerlerde bırakıp sadece kendim olarak devam ettim. İçimdeki ben kadar dürüst, doğal olabilmeye çok yaklaştım belki de ve o an bir olduk, tek olduk. Evet ona vefasızlık etmedim buydu sanırım. Fakat onu hatırlamakla onu özlediğimi de hatırladım. Aramızdaki bir çok konuyu neticelendirmiş olmamız bir daha görüşmeyeceğimiz anlamına gelmemeli. Tabi canım yine beraber olacağız.

  • İyi de Can hadi ben unuttum seni ya sen, sen de beni unuttun ama
  • yok o öyle değil, var olan, gerçek olan sensin bense sen hissetmek istersen var olabilirim, çağırırsan gelebilirim
  • biliyorum Can, tekrar hoş geldin o halde.Devam EdecekYazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2019  

    Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir