Kendime Mektuplar ( Devamı 09/06/2019)

09/06/2019      Laf olsun diye sarf edilmez sözler. Sahibi de adresi de bellidir. Esasen bu dünyada kimseye bir düşmanlığı, kini olmayanların da  yaşam akışlarını olumsuz manada değiştiren insanlar oluyor. Onların iklimlerinde haliyle onlarla aynı tıynette şürekâları mevcuttur. Bunlar gibilerden mümkün mertebe uzak durmak hatta hiç teşriki mesaiye girmemekte büyük yararlar vardır. Zira dürüst ve iyi huylu kimseler böyleleriyle katiyen bağdaşamazlar. Bunlardan adalet, vefa beklemek büyük yanılgı olur. Kaldıki haksızlıkları, kalleşlikleri had safhadadır. Böyle yüreksiz ve bu kalleşlere bir düşmanlık ve kin de güdülmez esasen. Çünkü düşmanın dahi bir kıymeti harbiyesi vardır onların çıkarları ötesi herhangi bir değerleri olmadığından bir kıymetleri de yoktur. İçerisinde bulundukları acı hayat onlara zaten büyük bir cezadır bir bakıma.  Ancak iyiler yolunun bunlarla neden kesiştiğini, neden önlerine çıktıklarını da bir türlü anlayamazlar.  Benim de vardı belki bir yanlışım ki gidip bunlara tosladım diye düşünüp dururlar. Bir nedeni olur elbet.  Bir ettiği olabilir insanın bundan dolayı da bir göreceği, öğreneceği olabilir. Yahut daha berbat kötülükler etmesinler ele güne diye belki sen dikilmiş olabilirsin onların karşısına bilebilir misin? Kim bilir belki bunlarla cebelleşirken daha elim kaderleri savuşturdun namına olabilir mi acaba? Her neyse bunları kimse bilemez ama hayatta her şeyin bir nedeni olabilir ya da bazen olmayabilir de. İşin gerçeği adam bunları ne kadar konu etmek istemese de içinde büyüyen öfkeye de engel olamamaktadır. Keşke dinse ama yok ne yapsa engel olamamaktadır. Çoğu bastırdığı, unuttuğu olmuştur ancak her fırsatta nüks eden kronik bir rahatsızlık gibi.  Haklılığının sürekli yinelenen kanıtı gibidir bu daimi büyüyen öfke. Zerrece haksız olsa küçülüp yok olurdu öyle ya. Saklanan adamlar yüreksiz ve çok arsız hem de hırsız, işlerine yarayan her şeyi çalar onlar. Emeğini, zamanını, insanlığını, gençliğini, yiğitliğini, ömrünü, tebessümünü, o an işlerine yarayan neyin varsa hepsini çalarlar. Aslında öyle de zavallıdırlar ki bir açıdan. Emek ve ter nedir hiç bilemezler. Bir damla sevgi nedir tarif edemezler. Namlarına düşen ve yakışan böyle kaçmak, korkak ve sevgisiz yaşamaktır. Kayıtsız şartsız insan sevgisiyle doğar yaşar insan. Yaşama sevinci ve mutluluğuna sahip, tüm canlılara, doğaya, eşyaya, evrenin tamamına, her şeye sevgi duyan barışık ve dürüst bir birey büyük bir hazineye sahip demektir. Ya az önce bahsettiğim berbat tipler? Bunlar çok fena durumlara düşerler gibime geliyor, bunların gittiği yoldan gitmemek, içtiği sudan da içmemek gerek. Kendilerine hayrı olmayacak bunların.

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2019    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir