Kendime Mektuplar ( Devamı 11/02/2019)

11/02/2019      Sınavlar gelmiş çatmış. Derslere girmemişim, elimde not yok. Ne yapacağım? Hatta sınav tarihlerini bile bilmiyorum. Belki de birkaçı geçti. Yok ya ben bu okulu bitiremeyeceğim. Ama ben okul bitti nasıl olsa diye işe girdim senelerce çalıştım. Ah ben ah hep herşeyi olmuş bitmiş gibi hareket ederim zaten. Çıldırmak işten değil. Hangi arkadaşımı arasam, notları kimden bulabilirim? Ama arkadaşlarım çoktan mezun oldu bu da imkânsız. Sıkıntılı bir gecenin sabahında keyifsiz bir uyanıştı, ben okulu bitirdim diye kendimi ikna etmeye çalıştım bir müddet. Neden bunca sene sonra hala aynı kâbusu görüyorum? Demek ki bilinçaltıma yer eden ciddi bir korkum olmuş bu.  Şu radyonun sesi sinirimi bozmaya başladı. Arada gelen sorularla da iyice geriliyorum. Oraya gidemezmiş, giderse tutuklarlarmış falan. Ne suç işledin dedim. Şöyle eliyle iteklemiş. Dalga mı geçiyor benimle acaba? Yok, ne yapsa sinirimi bozamayacak, ona laf anlatmaya,  ikna etmeye de çalışmayacağım. Kendisine anlattıklarım ona hep iyi geliyor gibi görünse de nafile, hiçbir işe yaramadığından eminim. Zaman kaybından başka bir şey değil ama düşüncemi kısaca söylemeden duramıyorum yine de. İlla öğretici olacağım ya. Hani bir gün ben de bir terslik, saçmalık yapsam ne kadar güzel olacak aslında. Aklımdan geçmiyor değil, ona en saçma soruları sormak istiyorum bazen onun sorularından daha saçma, abes sorular. Ve ne cevap vereceğini çok merak ediyorum, bunu deneyeceğim sanırım. Herkes bir şeylerden korkabilir, bunların bir kısmı çok saçma da olabilir. Her tür duygu ve düşüncelere kapılabilir, kaptırabilir insan, bunların hepsi olabilir. Fakat takıntılarını içinde çözemeyen artı bunları gizleyemeyip afaki söylemlerini bizimle paylaşmaya kalkışan insanlara normal değil deyiveriyoruz haklı olarak.  Bunu demek gayet kolay ancak ben araştırmacı ruhumla bu noktadan biraz daha derinlere inmek istiyorum çünkü böyle biriyle fazlasıyla muhatabım. Endişem onun namına tabi ve bütün mesele yani amaç ayakta durabilmeyi başarabilmesi ve yaşamını kendi başına idame ettirebilmesinden ibaret. Çünkü hepten ipi koparmamış hala kazanabilir gibi geliyor bana bir yandan. Veya bu iyimser büyük bir yanılgı bilemiyorum. Çok da kendimle ilişkilendiremediğim bir durum, bana ne dediğim an onunla ilgili hiçbir derdim kalmayabilir işin gerçeği. Ama diyemiyorum veya denmiyor her neyse.  Şimdi bu arkadaş hem bazen gayet de akıllıyken kimi zaman nasıl oluyor da olamaz boyutunu delebiliyor? Yani bu olmadık düşünce ve soruları neresinden çıkarıyor? Bunları konu etme cüretini mesela nereden bulabiliyor? Aslında kimi zaman numara yapıyor olabilir mi dediğim oluyor kendi kendime. Numara da değil belki durumun gereği gayriihtiyari bir tutum da olabilir. Çünkü bazen rahatsızlığını hatırlaması, hatırlatması lazım gelir öyle ya. Tembellik var, sorumluluk almak istemiyor, rahat bir yaşamı olsun, her şey önüne gelsin istiyor ve bunun devamı için de haliyle bazen şaşırtması, yok artık dedirtmesi gerekiyor. Şimdi ben de sıkı saçmalıyor olabilirim. Hastalık bu başka şeye benzer mi kim abesle iştigal etmek ister? Orası öyle elbette ama bunlar da aklıma geliyor işte.

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2019    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir