Kendime Mektuplar ( Devamı 18/05/2019)

18/05/2019      Biraz tereddütlü attım tarihi bu kez yine başlayıp bir çırpıda bitmezse diye. Yazının bile bir kaderi oluyor, kimi zordur her şey, hiçbir şey kolayla olmaz, yazar durursunuz sonra okur okursunuz içinize sinene kadar siz oldu diyene kadar henüz olmamıştır. Yüreğimin sesini dile getirdiğimde bazen çok da aklıma uymuyor fazla ağlak bulduğum oluyor yazdıklarımı. Kendime yediremiyor iyi hissetmiyorum o zaman. Fazla ağlamayı da çok gülmeyi de pek yakıştıramıyorum kendime. Abartı hiç kimseye yakışmaz esasen. Mamafih dilediğince yaşamalı, ağlamaksa ağlamak gülmekse gülmek hep doğal, dilediğince olsun da tek zorlamadan, kasmadan, su gibi olsun genelinde. Ve susmayı mutlaka öğrenmeli bir ara bir yerlerde zira çok lazım oluyor insana. Dinlenmeyecek sözü etme, israf etme diyeceğim ama sen zaten hiç konuşmuyorsun ki küs müsün bana Can. Hadi kuşların, suyun sesini dinleyelim, gözlerimizi kapatıp dinleyelim. Yorulduk yine son günlerde adamakıllı bunaldık hem de. Ne diyorum biliyor musun çirkinliği hiç getirmeyelim aklımıza, arılar gibi çalışalım uzak dursun ilişip karışmasın baldan fikrimize. Güzel bahçemizde emek verdiğimiz güzel kokulu rengârenk çiçekler açsın, mutlulukla şırıl şırıl sular aksın. Şaşırıyorum hala bir parantez yeni bir pencere açılabiliyor köklenmiş düşüncelerimizin üzerine hatta zıt anlamlar filizlenebiliyor farklı bakış açılarından içimizde. O halde köhne inadı lüzumsuz katiyetlerimizi görebilir dönebiliriz de, şikâyet ve öfkeden lafta değil gerçekte sıyrılabiliriz de, en mühimi yok sandığımız daha doğrusu anlamını tam da oturtamadığımız kibri bulabilir belki de nihayet içimizden söküp atabiliriz de. Bütün bunlar  keşke azıcık daha olabilmek olsa. Asırlık bir servinin hayrete düşüren devasa gövdesine dokundum minicik iki avucumla. İçinde ayrı bir dünya, başka bir ülke vardı sanki adil bir esinti hissettim adeta derinlerinde öyle sakinleştim ki çok değişikti, o an en çok önem verdiklerimizin, para, şöhret gibi, o kadar da önemli olmadığına karar verdim birden. Benzer hislerim daha önce de olmuştu ama hep unutuyordum.   Bu yüzden bir de senden duymak istiyorum fısılda kulağıma içimin sesi, bu hissiyat ve anlamışlığımın sıcağıyla fısılda ki bir daha unutmayım. Sabır, emek ve iyi bir yürek gerek insana bunlar dayak, direk. Bir türlü anlayamadığımız ise sahip olsak ya da olmasak farkı yok zaten bizim  değil kayık ile kürek.

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2019    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir