Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar ( Devamı 20/09/2018)

20/09/2018      Bugün biraz hızlıyım galiba. İkinci kez oturuyorum yazının başına. Umutla yaşar insan fakat şu gerçeği de göz ardı etmemek gerek galiba. Umutlar çoğu gerçek olmaz. Fakat bu umut etmekten alıkoymaz insanı yine de. Hayaller kurmaktan alıkoymaz. Aslında umut etmek onun gerçekleşmesi kadar hatta belki de daha fazla güzeldir. Bir coşkudur, bir yaşama sevinci ve izidir. Kırılmalar, yorulmalar da doğal, akşam, gece  tükenişleri insanın, içlerin kararması da doğal. Peki ya sabah, o günün ilk ışıkları, kuşların telaşlarıyla yepyeni bir gün doğmuş pencerene sevinç, umut dolu bir gün. Tertemiz yıkanıp, özenle giyinmişsin, kolonyalarını sürünmüşsün bir bardak çayını yudumlamaktasın, nasıl? Güleceksin önce kendine sonra dünyaya, inanacaksın her işi başarabileceğine. Öyle koyverip bırakmak yok. Hayata, insanlara veya herhangi bir şeye darılmak yok. İşine bak işine, işin çok. Sağlıklı mısın? Maşallah turp gibi, e daha başka ne isteyebilir ki insan? Dalacaksın kapını açıp yeni güne planların ile, umutların, bileğin ile, alnındaki terinle en çok da o güzel yüreğinle. Hadi bakayım göreyim seni.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir