Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar ( Devamı 22/09/2018)

22/09/2018      Bana bir gün bir şiir okudu. Öyle konuşurken yaklaşıp gözlerini kısıp elini omzuma  koyunca şaşırdım tabi önce, o an bilmiyorum ne yapacağını. ‘Bir yer düşün bir tanem öyle bir yer ki pembemsi bulutların masmavi bir gökyüzünde …’ devamını hatırlayamıyorum şu an ama sonunu şöyle bitirdi ‘… zamanın akışına kayıtsız kalalım’.  Tabi sözcükler ben de hemen çağrışım yaptı çok eski çocukluktan gençliğe dönemde karaladığım satırlar. Elimde bir örneği dahi olmayan dizelerin ansızın karşıma çıkmasına epeyce şaşırdım, sevindim de. Sonra soran gözlerle kendisine baktığımda şöyle devam etti. Bak kardeş ben senin bu şiirinin ekmeğini çok yedim. Bunu aynen biraz önce sana söylediğim gibi kaç kadının kulağına fısıldadı isem sonuç hep mükemmeldi. He bu arada o an yazdığımı söylüyordum bunun için senden ayrıca özür dilerim. Ne demek dedim lafı mı olur hem ne güzel bir işe yaramış hiç olmazsa. Dedim demesine de içimden vay be bunca şiir yazdım ama bir tanesini gidip de bir kadının kulağına fısıldayamadım diye hasetlendim. Bırak fısıldamayı şöyle karşısına geçip de okumadım hatta şahsa münhasır şiirimi dahi o şahıs bilmemiş, görmemiş dahi olabilir. Yok canım ben de hakikaten iş yok.  Tatlı bir arkadaşımdı Ayhan, hatırladıkça tebessüm ettiğim çok anımız var. Hala inanamıyorum öldüğüne, sık sık aklıma düşüyor, hala ondan telefon bekler bir halim var. Alper öldüğünde de böyle olmuştu. Ama yok işte giden gidiyor, anılar kalıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir