Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar ( Devamı 27/11/2018)

27/11/2018      Bir şeyi anlamak da anlayamamak da keyifli aslında. Bir sürü ihtimale kapı açıyor en azından. İyi anlatıldığına veya anlatılamadığına ya da akıllı olduğunuza veya olmadığınıza, başka şeylere de. Fakat düşündüren her şeyin nezdinizde bir kıymeti var elbette. Beni düşündürdüğüne göre başkalarını da düşündürüyor muhakkak. Ve kim bilir ne kadar çok çoğalıyor fikirler, dallanıp budaklanıyor kim bilir? Ben bunun ortalamasını merak ediyorum işin gerçeği. Ortalama kesin bir sonuç, iyi bir özettir her zaman. Mesela ben insanın var oluş hikâyesini tesadüfler sinsilesinden başlattım. Şans faktörünün önemini vurgulayarak onu rutin, herkesin geçtiğini varsaydığımız yollardan yürüterek bir noktada ki orası yetişkin ve biraz yetkin olma noktası, sorumluluğu kendisine yıkıverdim. İnsanın var oluş nedenlerinden en önemlisini çalışmak olarak belirledim kendimce. Neden? Çünkü çalışarak bilgiye ulaşacak, bu çok önemli bence, bilginin kendisine kattığı güç ve ruhuna kattığı haz ile gelişecek, üretecek, çevresi, ailesi, vatanı hatta insanlık bundan sebeplenecek. Başka ne? Öyle olacak da ne olacağın sonu yok bence. (Bu arada hayatımın tam da orta yerine kurulan A. hala uyanmadı.)  Sonuçta bilinenlerden hareket etmek ve yeni bilgilere ulaşmaktan onların üzerine fikir türetmekten yanayım. Bilinmezi bugüne dek kimse bulamamış bundan sonra da bulamayacak. Bilinmez ile uğraşamam, kendi namıma bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Sayılardan türlü anlamlar çıkarabilirim, evirir çevirir yeni buluşlar (kendimce) yapabilirim ama nereden geldik, niye geldik, ne olacak yok bir de kafayı öyle bozamam.

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2018    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir