Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar (Devamı 30/11/2019)

Kendime Mektuplar

30/11/2019      Sevgi söylemleri iyi güzelde bir noktadan sonra fikrisabit gibi takılıp kalmak veya her fırsatta koşup sığınmak, sevgi de sevgi diye sürekli dilden düşürmemek manaya mana katmıyor. Ben de sıkça sevgiyi konu eden, inanan ve kendimce kıymet veren biriyim fakat bu konuda çok farklı parlak bir fikrimiz yoksa  anlamca zaten derin bir olgunun fazlaca üzerine abanmak çok da enteresan gelmiyor şu an bana. İçsel duygular ifade edilemez yaşanır demek istemiyorum ama biraz da öyle doğrusu. Mesela bir damla gözyaşını, bir çiğ tanesini, bir ananın yavrusunu koruma içgüdüsünü görmek, gözlemleyip hissetmek, algılamak nisbeten kolay. Hisleri birebir sizde uyandırdığı etki ile karşınızdakine aktarmak ise daha zor. Sevgi de öyle içinde hissetmek, yaşamak çok güzel ifadesi zor. Duygu ve düşünceler tiyatro olarak sergilenince veya resim, şiir,  hikâye, roman ya da benzeri bir icra ile sunulunca hissiyatını, ruhunu aktarabiliyor, etkiliyor, beğeniyle kabul görüyorsa eser diyorlar, sanat diyorlar. Sevgi de içinde saklı bir hazine veya  senden taşan bir eser gibi.  İçinde sevgi olan biri taşa, kuşa, her bir canlıya, nesneye, zahiri, izafi her şeye bu duyguyla ve temkinle yaklaşıyor. Yürekte sevgi varsa var yoksa yok zorla da olmuyor.    

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2019    

Bu denemenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir