Kendime Mektuplar

Kendime Mektuplar(2)

Bilmem hatırlar mısın? Lisenin bahçesinden geçerken elini arka cebine götürüp çatalı çıkardı aynı zamanda yere eğilip bir taş aldı. Çatala sarılı lastiği usulca döndürerek açtı ve gerdi. Taşı içine koyduğu meşini kendine çekip çatalı ileri iterken bana baktı ve sordu ‘vurayım mı?’. Ömrümce bence cevabı çok net hayır olan bir soruya nasıl dedim bilmiyorum, evet at dedim. Attı ve güvercini sağ bacağından vurdu. Güvercin olduğu yerde zıpladı ve düştü, uçamadı. O an duyduğum pişmanlığı asla unutamam. Koşup aldım yerden gözümde iki damla yaşla, yavruydu daha ve belki de o gün veya bir gün önce uçmayı öğrenmişti. Özürler diledim, yalvardım beni affetmesi için ve onu iyileştireceğime söz verdim fısıldayarak başını öperken. Eve gelip olanları anneme anlattığımda o da üzüldü ama beni teselli etmeye çalıştı olur böyle şeyler diye ve hazırladığı hamuru sarıp bir mandalın iki tahta parçasıyla destekledi yaralı bacağını. (Devamı Var.)

Bekir Mutlu Gökçesu

Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir