Kendime Mektuplar(9)

Aganigi

15-16’lı yaşlarımızda mahallede büyüklerimiz olan delikanlı abilerimiz malum sevdiğimiz, saydığımız, çok şeyler öğrendiğimiz, örnek aldığımız nezdimizde itibarlı kimseler. Fakat bazıları baya bir uçuyor, desteksiz sallıyorlardı. Bunlar güya mahalleden veya genelde tanımadığımız kızları parka veya pastaneye götürüyorlar, keşküller yenilip, limonatalar içiliyor, sonra elini tutuyorlar, kızı eve atıyorlar, daha neler, neler… Biz küçükler hayranlıkla onları dinliyor, heyecanla e sonra deyince hepsi söz birliği yapmışçasına afili bir bakış atıp, “sonrasını kurcalamayın anlarsınız işte aganigi” diyerek hınzırca gülüyorlardı. Kimileri işi iyice abartıyor, rüya kadınlarla beraber olduklarını söylüyorlar, olmadık senaryolar yazıyorlardı. Hilafsız anlatıldığı gibi bir şey ya hiç olmamıştır ya da binde biri belki. İşin enteresanı kendileri de anlattıklarına inanıyor, “bekletmeyim yengenizi” edalarında toz olup gidiyorlardı.  (Devamı Var)

Bekir Mutlu Gökcesu

Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir