Nancy

nefes nefese bir adam

gözümün önünde

aklımda bir yığın keder

dışarıda oyun havaları bir araçtan

düğün konvoyu, kornalar

frenler, motorlar yıkılıyor cadde

ötelerde silahlar pat pat

zaman uzak ve uçuk

saat nihayet ikibuçuk

şirin bir taşra

dünyalar bambaşka

-yalnızız-

güneşli masmavi bir gök ve denizmiş

altından, üstünden geçtiğim salınarak

süslü mü süslü her yanı püsküllü

koltukları al kadifeden

el radyosunda müstesna musikiler

şangırtıları ile ritmik

sarar ruhumu derinden

faytoncu kaytan bıyıklı kibar bir âdem

iki atlı bir yaylı bambaşka bir âlem

‘söyleme bilmesinler bu aşkın bittiğini…’

‘tabi efendim nasıl isterseniz’

‘hı?’

‘yıldız tepe demiştiniz değil mi?’

‘yo heybeli, biz heybelide…’

limonlu çay yanında kaymaklı bisküvi

‘ada sahillerinde bekliyorum…’

o ağacın altı tam da şurası şimdi

‘unuttun beni zalim…’

tekrar yaylı hadi gidelim

derken

‘akşam oldu hüzünlendim ben yine…’

‘sevmekten kim usanır…’

faytoncu atıldı ‘agora meyhanesi bey köşeyi dönünce’

epeyce sonra baktım zeytinler arasında eğleşmişler

devrilip sızmış kafadarlar ayak uçlarında atların

çul çaput bulup örttüm sırtlarını atların

o sırada bir yıldız kaydı ötede

bir taş düştü denize işittim

balıklar üşüştü çoğalan halkalarını düşledim

-o kadar da yalnız değiliz-

su, su…

sonra birden sabah oldu

güneşli masmavi bir gök ve denizmiş

içim geçmiş

tespihimi arandım aldım hemen yerden

su diye sesleniyordu baba verdim azcık içti

karısının ismini sayıkladı, içeride uyuyor dedim ne diyim

-gün ışıyor uzaklarda oh-

su çarptım yüzüme, çay koydum ocağa

taze ekmek aldım yandaki fırından

sonra sabahın köründe nereden geldiyse aklıma

düşünüp duruyorum ama yok adı gelmiyor aklıma

çok olmaya başladı bana bu son zamanlarda

nancy, nancy… yok o değildi neyse diyorum

kime sorsam mutluluk oyunu oynayan kız diye

hemen söyleyiverecek nasıl olsa

kızın adını da başlık yaparım şiire –oh diyorum içimden-

herhalde diyorum böyle bir alaka olsa olsa

fakat takıldı ya bir kere dilime hep nancy’de nancy

bilmem nedendir?

radyoyu açtım

‘zeytin gözlüm sana meylim nedendir…’

-bu iyiymiş oh-

koynumda ateşli bir geceydi ağustos

te amo a todos mis amigos

 

Bekir Mutlu Gökcesu

Ağustos 2018

2 Yorumlar

  1. Hülya Şanlıoğlu |

    Nasıl bir anlatım?Şahane…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir