Ne Zaman Kızılay’a Çıksam

Gün yok ki rastlamayım

Güven Park’ta, Kumrular’da

yahut patapat patika yolda

o beni göremez telaşlı

koşar Bakanlığa.

Sonra çocuk oluveririm hemen

yetişir peşinden çekiştiririm ceketini

sımsıkı tutar minicik elimden

meydana doğru yürürüz…

Emin olmak ister gibi orada mı?

Kaldırıp kafamı bakarım ikidebir

bir dağ gibi durur ve beni gözler

bilir her şeyi gözlerimden hisseder

karşıya geçmeden bir simiti böler ikimize

dünyalar mı bizim bilmem?

Öyle mutlu, öyle güçlü yürürüz

yürürüz işte…

Bizim sokak, yokuştu, uzundu Maltepe’de

çocuk aklım koyverdim bir gün aşağıya

kocaman bir ayak bastı tornetimin ucuna

durduruverdi, durmam imkânsız uçuyordum oysa

tuttuğu gibi kulağımdan tornistan.

Büyüdüm az biraz, kız arkadaşımla buluşacağım

Karamürsel’in önünde görüverdi beni

‘ne işin var buralarda’ haydi doğru okula.

Ah çocuk ne zaman Kızılay’a çıksam

imkânsız bir buluşma gerçekleşir

sen, ben ve babam.

Nereye kayboldun çocuk, konuşuyorduk?

Esmer, bıyıklı, heyecanlı biraz, gözlükleri iri

kırklı yaşlarda güzel bir adam

-olur mutlaka her zaman-

ah babam ne zaman Kızılay’a çıksam.

 

Bekir Mutlu Gökcesu 18.02.2018

Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

 

2 Yorumlar

  1. Merhaba Mutlu bey,
    en beğendiğim şiirlerinizden birisi bu…
    yüreğinize sağlık

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir