Deneme

Yeni Hikaye -5-

Genç muallim Bekir Bey, Kurşunlu nahiyesinde göreve başladığında eşraftan Hacı Hamdi Beyin evinde kiracı olur. Öğretmenlik vazifesinin yanı sıra evin karşısındaki camide ezan okur, cemaate namaz kıldırır. Hacı Hamdi büyükbabama hayran olur, zamanla aralarında bir sevgi bağı oluşur. Büyükbabam onu gerçek babası gibi görmüş. Zira ondan bahislerinde öyle bir saygı ve sevgiyle anardı ki, Hacı Babam deyişindeki kalpten bağlılığı anlamamak imkânsızdı. Gel zaman git zaman Hacı Hamdi muallim Bekir’e büyük kızını münasip görür. O yıllarda genç kızlar erkeklerin yanlarına çıkmadığından gelin adayının dünya güzeli küçük kız kardeşi “ablası da bunun gibi bir şey işte” diyerek kendisine gösterilir. Bu nedenle büyükbabam karısını evlendiği gece görebilmiş. Anneannem o okula gidip gelirken kafesin arkasından onu görmüş, beğenmiş tabi orası ayrı. Büyükbabam esprili bir dille bu hikâyeyi anlatır gülerdik. Hacı Hamdi Beyin damadı olmak kolay bir iş değil, o Hacı Hamdi Bey ki, annemden duymuştum, tek erkek evladı evlenirken kızın babası gelini taşıyan kıratın başına bir sıra reşat takar, bunun üzerine Hacı Hamdi Bey aşağı kalır mı cebinden kırmızı kurdeleli beşi bir yerdeyi atın kuyruğuna dolayıverir. O devirde Hacı Baba değirmeni olan, tarlası, malı, mülkü gani, develerle Kâbe’ye gidip hacı olmuş bir zat. 1932 yılında annem doğuyor. Ömrünce yaşadıklarına dair bir sürü hikâyeler anlatan büyükbabamı ömrümce kitap okurken, saat başı radyoda veya televizyonda kendi deyişiyle ajans dinlerken görmüşümdür en çok. 1908’de 2. Meşrutiyete doğan biri, üç padişaha yetişmiş, 1922 saltanatın kaldırılmasına kadar Osmanlının dağılma döneminde çocukluğunu yaşamış, gençliğe adım atmış biri. Son derece kültürlü, her şeyi bilen biri. O kadar çok bilirdi ki, dediği her şey harfiyen olmuş veya olurdu. Çocukluğumdan beri daima hayrete düşmüşümdür bu bilgeliğinden. Farsça da bilir, eski yazıyı da bilirdi. Epeyce yaşlandığında bile üniversite hocalarının gelip ona danıştıklarını, eski yazıları okuttuklarını, beraber çalıştıklarını hatırlıyorum. Medresede okumuş, “padişahım çok yaşa” demiş nesilden gelmiş biri, gerçek bir Atatürkçü, vatansever, asla hak yemez ve karıncayı bile incitmezdi. Nasıl başardığını anlayamadığım bir diğer özelliği, karıncayı incitmezken ve bir kimseye fiske attığı görülmemişken o denli otoriter duruşuydu. Bir bakışı hizaya sokardı insanı gerçekten, bakışı, duruşu sertti. Hafızası son derece kuvvetliydi, yıllar sonra Galata Köprüsünde hocam diye öpmek için ellerine sarılan öğrencisine 826 Zekeriya dediğine ben şahidim. Bir gece fenalaştı, ambülans çağırdık. Sandalyeye koyup iki kişi aşağı indirdik. Ambülansı beklerken bana baktı gülümsedi ve hayat işte dedi. O an öleceğini düşündü ama o gece ölmedi büyükbabam hatta o gecenin üstüne yıllarca yaşadı. Anneannem erken vefat etti. Ben ilkokuldaydım. Bir sabah apar topar hastaneye götürdüler. Giderken dönüp bana baktı sonra kafasını kaldırıp en üst kattaki dairelerine, evine şöyle bir baktı, bu sahneyi o kadar net hatırlıyorum ki bu yüzden aklıma çakılıdır. O tekrar dönmeyeceğini bilmenin bakışı imiş sonra anladım fakat öleceği o an aklımın ucundan geçmedi, o zamana kadar birinin öldüğünü görmemiştim ki. Gidiş o gidiş bir daha dönmedi. Tam da buraya yakışacak olan şu şiir gibi bir gün her şey yerli yerini bulacak. Kış kışlığını bilirdi, adam adamlığını, tutku doluydu aşklar önceleri, ah anneanneciğim her güzel şeyden bir tane bana saklardı bir de vazgeçemediği ahretliği vardı. Babaannemi hatırlamıyorum, anlatırlar, koynunda para kesesi tatlımı tatlı torun delisi bir kadınmış. Büyükbabam çok okurdu, başöğretmendi, şehit oğluydu, otoriterdi, hem de şakacıydı, her dediğinde bir mana yatardı. Dedemin mesleri, çizgili pijaması, hala kulaklarımda meşhur kahkahası, yeleğinin sağ cebinde köstek saati vardı, esaslıydı, yakışıklı adamdı, kahverengi valizi elma kokardı. Şimdi hiç biri yok. Kış kışlığını bilirdi, adam adamlığını, tutku doluydu aşklar önceleri…

Devam Edecek

Yazan:Bekir Mutlu Gökcesu 2015

Bu hikayenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir